S O Y L U E D E B İ Y A T

Rabindranath TAGORE

Rabindranath TAGORE (1861-1941)

6 Mayıs 1861'de Kalküta’da doğdu. Varlıklı bir din adamı olan Maharshi Devendranath Tagore oğludur. Özel öğretmenlerden ders alarak orta öğrenimini yaptıktan sonra 17 yaşında Londra'ya gönderildi. Londra'da hukuk öğrenimi gördü. Burada edebiyat kültürünü geliştirdi. En çok, doğaya yapıtlarında geniş yer veren İngiliz şair William Wordsworth'ün etkisinde kaldı. Eğitimini yarıda bırakarak Hindistana geri döndü ve ilk müzükli dramasını yazmaya başladı. 1883’te evlendi ve bu ndan sonra çalışmaktansa ailesinin mülkiyetindekilerle ilgilenip yazarlığa daha çok zaman ayırmayı tercih etti. 1880'li yılların ortasından sonra yazdığı çok sayıda şiir kitabı, öykü ve dramlarını, birkaç gazetede yayımlayan Tagore, tüm yapıtlarını Bengal diliyle kaleme almış ve bir bölümünü kendisi İngilizce'ye çevirmiştir. Geleneksel Hindistan kültürüyle Batılı modernizmi birleştirmiş bu nedenle ‘doğu ile batının arabulucusu’ olarak anılmıştır. İngilizlerin denetimi altındaki kolonilerdeki eğitim sistemini şiddetle eleştiren Tagore, son derece hümanist duygularla Hint halkının bağımsız bir bilince kavuşmasına yardımcı olmak istiyordu. Yüzyılın başlarında Bengal dilindeki ilk gerçekçi psikolojik roman olma özelliği taşıyan Gözünde Kum'u yazdı. Togere Gözündeki Kum'da daha sonraki romanı Deniz Kazası'nda olduğu gibi Hindu toplumunun aşka ve duygulara düşman zorlayıcı unsurlarını inceledi. En önemli nesir yapıtı olan Gora'da da ayrı tavrı sergileyen yazar siyasal ve dinsel alanda toleransı savundu. Togere, şiirlerinde halkını Hindu değerlerini politikaya sokmaya ve vurgulamaya çağırdı. Şiirlerinde çoğunlukla Tanrı özlemi, sevgi, aşk ve doğa tasvirlerini tema edinen yazarın eserlerinde sembolizmin etkisi görünmekte ve bu eserler mistik bir bütünlük gözlenmektedir. Sözü edilen temalar ve sembolizmin etkisiyle yazdığı Postane adlı dramında ve Şarkılar ile Şarkılar Dizisi adlı lirik derlemelerinde rastlanmaktadır. Lirik ve felsefi yapıtı 28 cildi kapsayan Bengal edebiyatının yenileyicisi Tagore, bu eserlerinden dolayı 1915'li yıllardan sonra yurdunda büyük saygı uyandırmıştır. İzleyen yıllarda başta Amerika ve Avrupa'nın çeşitli ülkeleri olmak üzere, nasyonalizm ve Batı kültürüyle Asya kültürünün kaynaşmasına yönelik konferanslar vererek hedeflerini anlatan Tagore, 1915'de İngiltere Kralı tarafından 'Sir' asalet unvanına değer bulundu. Ancak Sir Tagore, Amritsar Katliamı adıyla tarihe geçen olayı protesto etmek amacıyla bu unvanı dört yıl sonra iade etti. Bundan sonraki romanlarında ana temalarının yanı sıra bütün ırk ve sınıfların dayanışmasına yönelik görüşlerini dile getirirken, yapıtlarında bir taraftan insanın saygınlığını, diğer taraftan ise toplumun giderek teknikleşmesini ve totalitarizmi işledi. İnsana düşman olan bu tür gelişmelere karşı açılan savaşlardan hemen hepsini hümanizm kazanıyordu. Sanatın hemen her dalıyla ilgili olan Rabindranath Tagore, 30'lı yıllardan itibaren daha çok resim sanatına yoğunlaştı. Bu yıllarda aynı zamanda bestelerinin bir kısmı da kendisine ait olan şiir ve şarkı derlemelerini çıkardı. 1940 yılına kadar yaptığı, çoğu fantastik masal yaratıklarını içeren yaklaşık 2 bin tablosu tıpkı olgunluk dönemi edebi eserlerinde olduğu ekspresyonizme dönmesinin kanıtı sayıldı. Son romanı Dört Bölüm'de bir kez daha aşk konusuna yönelen yazar, giderek yükselen faşizm tehlike oluşturmaya başlamasının ve İkinci Dünya Savaşı'nın çıkma ihtimalinin oluşmasıyla birlikte bir kez daha politik çalışmalara hız verdi. 1941'de yazdığı Uygarlık Buhranı adlı denemesinde belirttiği gibi, Nazi Almanyası'na şiddetle karşı çıktı. 'Bütün insanların ruhlarının tek hakimi sensin' adlı şarkısı 1950 yılında Hindistan'ın ulusal marşı haline getirilen Rabindranath Tagore, 7 Ağustos 1941'de Kalküta'da öldü.

Yapıtları:

Roman:
Gözünde Kum (Cokher bali, 1903),
Deniz Kazası (Naukadubi, 1906),
Ev ve Dünya (Ghare-Baire, 1916),
Baharın Dönüşü (Phalguni, 1916),
Kırmızı Zakkum (Raktakarabi, 1924),
Dört Bölüm (Car adhyay, 1934)

Şiir:
Adak (Naibedye, 1901),
Karşıya Geçiş (Kheya, 1906),
İlahiler (Gitanjali, 1910),
Şarkılar (Giti-malya, 1914),
Şarkılar Dizisi (Gitali, 1914)

Dram:
Postane (Dakghar, 1912)

Anı/Deneme:
Yaşamdan Anılar (Jibansmriti, 1912),
Uygarlık Buhranı (Sabhyatar sankat, 1941)

Ödülleri:
Nobel Edebiyat Ödülü ( İlahiler şiirleri 1913)

bugün 68 ziyaretçi (219 klik) burdaydı!
geri git ileri git hakkımda


online
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol