S O Y L U E D E B İ Y A T

yenibütün şiir manifestosu



Yenibütün Şiir Manifestosu
     
 
    Günümüz, insanın günübirlik politik “doğru”larla çarçur edilişini ya da buzul politikalara devralınmasını yaşıyor. İnsanın politikadan sonra geldiği, yedeklendiği bir politik ortam, insanîliğini yitirmiş ve saplantılar hurdalığına dönüşmüştür. Emek süreçleriyle girilebilecek ve ancak böylelikle insanın safında yer alabilecek politik deneyimlerden kaçıldığı yerde, emeğin demokratik zorunun yükselişi korkuların en büyüğüdür. Bireyin kitlesel düzeyde kendini yaratmasının etkin ortamı olarak insanîleşmiş politik özün, bu gerçekliğe basıp geçen kabullerle çetin savaşı, gündemin sıcak ilkesidir: İnsanî deneyim ve bilinçliliğin politik önkabullerin buzullarına çarpmadan ilerleyeceği bütünsel eylem programı, devrim ve dönüşümün yaşamda mevzilenen örgütlülüğü…
Aralık1987’de Veysel Çolak, Metin Cengiz, Seyyit Nezir, Hüseyin Haydar ve Tuğrul Keskin imzalarıyla yayımlanan Yenibütün Şiir Manifestosu 20.yy Türk Edebiyatında yayınlanan son manifestodur. Seyyit Nezir'in İnsanın Beyaz Kokusunda adlı kitabında yer alır. Yenibütün akımıyla yazılan şiirler toplumcu gerçekçi şiire paralel olarak gelişmiştir.
Yenibütüncüler, Kapitalizmin, paranın ‘nesnenin tutsağı olan, emeğin binlerce yıllık ürünü insan’ı köleleştirdiğini rahatsızlıkla dile getirir, Tragedyasından çalınan bireyin tragedyasına geri döndürülmesi gerekliliğini savunur.

 
YENİBÜTÜN: KENDİNİ BİRİKTİREN BİREYİN ŞİİRİ
 
 
    Şiir; her insana yayılmış somut ilişkilerin bireyde kabına sığamayan yoğunlaşmasından patlayan bu lirik başkaldırı, hiçbir bireyi ayırmaksızın herkese yöneltilmiş bu gözüpek ve tok çağrı, bugün de zekânın ve yüreğin bireysel oylumdan çakan şimşeği olarak kendini yaşamın ön siperlerine adıyor: Çünkü maden ve ipek, başak ve mürekkep, ter ve buz, gül ve bakır sürtünmüştür. Öneriyor ve işe koyuluyoruz: Gün, ateşe atılış günüdür.
    Günümüz, mal fetişizminin insani olan her şeyi, tarihin en yıkıcı köle tanrısı olan parayla an be an değişime zorlayışına tanıktır. Emeğin binlerce yıllık ürünü olan birey, o sonsuz somutluğuyla her yüz yüze gelişinde kendinden uzaklaşarak nesnesinin biraz daha tutsağı olmaktadır: Milyonlar, ekmekte billurlaşan ter ve hünerini, ona tek tek baktıkça kokusu ve tadıyla kendileri oluşunu tanıma yeteneğinden yoksundur. Çünkü karşılarına onbinlerce, ilmekle düğüm olmuş hayatın binbir ayrıntısından dayatılan sonuç, paranın “mutlak güzelliği”dir. İnsan, emeği ve her biçimdeki yaratma yeteneğiyle köle tanrıya zincirlidir. İnsanı birey ve toplum olarak bütünüyle teslim alma tutkusunun peşinde saatini son kez kuran kapitalizm, bireyin özgür, asi ve yalnızca üretme-yaratma güzelliğine uyumlu bütünlüğünü parçalayarak her türlü alçalmaya doğru çürütüyor, koparılmış zekâ ve yüreğiyle saçmalıklar silsilesine kilitliyor. Bireyleşme sürecinden tekdüzeliğe ve insanîlikten yalıtılmış, birbirini sürekli yineleyen, anlamını yitirmiş ayrıntıların hücrelerine kapatılmış insan, toplumsal bütünlüğün diyalektiğinden alıkonmuş olarak yalnızlığa ve kendi ben’inin üstünlüğüne yozlaştırılıyor… Günümüz, birey ve toplum olarak, özgürlüğü ve zorunluluğu insanın kurtuluş ereğinde gerçekleştirmenin de güzelliğine tanıktır. Zekânın ve yüreğin, biricik üretici ve yaratıcı özneye, insana tutkuyla sarılmasından, insanın sonsuz diyalektiğini gerçekleştirme yeteneği önünde hiçbir zorluk tanımamasından büyüyen yalın kahramanlıklara da…
 
    Yenibütüncü şiir, paranın büyüsünü bozmaya adanmış zekânın lirizmidir.
 
 
 
    Yenibütüncü şiir, politikayla barışık olmayan insanî politikleşmedir
bugün 69 ziyaretçi (158 klik) burdaydı!
geri git ileri git hakkımda


online
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=