S O Y L U E D E B İ Y A T

söylence12


Söylence-12

ne ekmeğe ahulanır
ne de açlık durur, sükutlanır
sırnaşık ışıklarıyla sabah cevheri
ne uzaktadır o, ne de durgundur
teslimiyet zemheri

mukaddes adımlar vurgunluğuyla esrik
şehirlerde ve sokaklar
göğün mavi hesabını
avuçlarında yaktılar
gelecek odlarını

onlar;
tan gülüşlü teselli çocukları!
yırtık çığlıklarla çağırdılar geceyi
meydanda ar, ar’ın isyanı
karanfil tutuklusu, direnç cinneti

o çocuklar,
meşk’in mahsun sevisini
hülayık inadıyla kılıçladı

meydanda kan, kan göleti
menekşe güzelliği, sevincin sesi

o çocuklar;
elleri kanlı gülleriyle
müjdeledi devşiren ümidi

bakındı kırmızı sorguç
böğürtlen tadı akşamlar
göğüste ekşiyen vefalar
kekik nağmeleriyle gürleyen tonguç
dünya döndükçe, çemberin uzvunda
gökte yıldız, yerde taş hıncıyla
bir yasemen, bir sümbül avuç avuç
çiseler bahar ve ancak
azap sayarak…

vakit, ulaşılmayan demsiz kıble
yan revan, yan sargısız ahınla!
bir bukle, teninde miskin esaretle
aç kanat kanat, uç sevdanla

yalnız; bir tektir medet
kösteği kırık saatin saklandığı cepken
çıkarır parmakları titrek
gözlerinde uslanmaz vasiyet
yamalı hayatın noktalandığı gerçek
dudakları solgun uzaklığa cesetlenen

kesin uyaklar, kafiyeler nasibsiz
yurtsuz, havada lale yersiz
meneviş dokunuşuyla boza bulanan yosun
dağdan ovaya uzanan kardelen suskun
histerik hesabıyla yana yakılan
şu zulmü alnında ışıyan yaşam katran

ağzında berrak teni suyun
ciğerlerinde nahoş sesi usun
yarım kalan edasıyla yorgun
toprağa yazıldı adın unutuldun

24.08.2009
Not: Bir şiir sitesinde Ağustos 2009 ayı şiiri seçilmiştir.


Sevda Karakaya

bugün 25 ziyaretçi (109 klik) burdaydı!
geri git ileri git hakkımda


online
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=